23 Ağustos 2012 Perşembe

Güzel Günler Bizi Bekler


Bakıyorum bloglara, ne güzel bir sürü kişi bayramda neler yaptığından, nerelere gittiğinden, kimleri ziyaret ettiğinden bahsediyor, özeniyorum gerçekten. Eskiden anne-baba-çocuk olarak bir evde yaşarken, gelen giden kalabalık yüzünden ve bu kalabalığa kolonya-çikolata ikram et, kahve pişir, tatlı koy, uzun oturulursa çay koy, yakın akraba ise yemek masasını hazırla gibi bayram aktiviteleri yüzünden resmen yorgun düşerdim. Biz birine ziyarete gideceksek sevinirdim, gittiğimiz yerde yorulmadan oturup ikramlarımı yiyeceğim diyeJ
Yıllarca böyle harika bayramlara sahipken ama bunu anlamaktan çok uzakken, babamsız geçen ilk bayramda kafama dank etti aslında ne kadar şanlı olduğum, ne muhteşem bayramlara sahip olduğum ve bunları bir daha asla yaşayamayacağım… Derken evlendim uzak memlekete yerleştim, ilk bayram geldi. Babama da söz verdiğim gibi arife günleri mezarını ziyaret etmek için uzaklardan memlekete geldim. Lakin her bayram olmadı ziyaretlerim. Bir bayram İzmir, bir bayram Konya şeklinde rutine oturttuk. Sonra baktık yollarda yorgun düştük, bir bayramı eşimle kendimize ayırdık, gitmedik iki tarafa da, oturduk İstanbul’da iki başımıza. Ama anladım ki böyle de olmazmış. Kimseyi görmeyince, kalabalık olmayınca, kimsesiz hissediyor insan, boynu bükülüyor. Dedik ki bundan sonra yorulsak da gidelim.
Sonra bu bayram geldi, bırakın şehir dışına çıkmayı, evden dışarı çıkmadım, yeni yatağımda ya kucağımda Ege Demir, ya laptop ya da kitap sürekli yattım, arada da tavanı seyrettim, baktıkça değişik figürler yaratabiliyormuş insan anladımJ
Yeni yatağım demişken, ayırdık kocacımla yataklarımızı, evet evet ayırdıkJ Bayramın hemen öncesinde yeni bir duyumla benim gibi hamilelikten dolayı kalçası kırılan kişilere bakmış bir doktor ismi öğrendik. Yeni bir umutla, aşırı heyecanla, belki bayram hediyesi alırız doktorun ağzından diyerek 6.cı doktoruma gittim. Ama bu sefer temkinliydim de, bir iyileşme olmama ihtimalini de hep aklımda tuttum, tuttum ki Haziran’daki önceki kontrolde olduğu gibi yere çakılmayayım diye. İyi ki de öyle yapmışımJ Zira bir iyileşme şöyle dursun, bir de bugüne kadarki istirahat şeklimin de yanlış olduğunu öğrendim ve bunu gittiğim 6. doktorda öğrendim ve bunu 4 ay istirahat ettikten sonra öğrendim! 3 farklı şehirde, 3 farklı üniversite hastanesi – 1 kemik hastanesi – 1 özel hastane – 1 askeri hastane, 6 farklı doktor ve her birinde bir öncekinin söylemediği yeni ve önemli bir ayrıntı…
İlk teşhisi koyan özel hastanedeki doktoruma sormuştum “Oturmak istirahat midir, yatarken nasıl yatmalıyım” diye, oturmanın da bir çeşit istirahat olduğunu ve kırık olan sol tarafım dışında istediğim şekilde yatabileceğimi söylemişti. Sonraki doktorda oturmamam gerektiğini öğrendim ve önerisiyle koltuk değnekleri kullanmaya başladım. Kalsiyum hapı içmeli miyim diye sormuştum ona, gerek yokmuş. Gerek olduğunu da sonra gittiğim doktor söyledi sağolsun, başladım hemen. Bir doktor “C vitamini de al kalsiyuma ek olarak” dedi, “hatta paça çorbası da içmelisin kemiğin için” dedi. Bir ilki gerçekleştirip başladım paçaya, aylardır da içerken, son doktorum “Saçma, boşuna mideni bulandırma” dedi… Rüzgardaki yaprak misali oradan oraya sürüklenirken, bu sefer son doktorum 4 aydır istirahat edip hala iyileşmediğimi duyunca “Sağına soluna dönmeden, sırt üstü 4 aydır yatıyorsun öyle mi” diye şaşkınlığını dile getirmişti ki istirahat etmediğimi anladım. Çünkü ben kırık tarafım dışında sürekli dönüp duruyor ve emzirmek için de oturur pozisyondan kayarak yatar pozisyona geçiyordum. Tüm bunlar kalça kemiklerine aşırı yük bindirirmiş, en az 6 hafta sağıma, soluma dönmeden sırt üstü yatacak ve koltuk değnekleriyle sadece lavobaya gidecekmişim. Kalkarken de kendim değil, kumandalı kendinden kalkan hastane yataklarının yardımıyla kalkacakmışım ve eklem korsesiyle kırık kemiğimi sıkı tutacakmışım… Şok vaziyette, süper bayram hediyemizle geri eve geldik.
Sonuç olarak, eklem korsemi sıkıca takıp, sağıma soluma dönmeden, elektirikli kumandalı yatağımda şahane bir bayram geçirdimJ Yazmak için bol vaktim vardı ama o moralle hiç bir şey yazmak istemedim, hiç bir şey yapmak istemedim, sevgili Aytül mimlemişti beni ama bu ruh haliyle güzel bir anı da gelmedi aklımaL Neyse, herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun diyelim. Allah hakkımızda hayırlısını versin...

Ben bunları yazarken kulaklığımdan MFÖ’nün Benim Hala Umudum Var şarkısının şu sözleri çalınıyor kulağıma: “Güzel günler bizi bekler, eyvallah dersin olur biter...”

12 yorum:

  1. Üzüldüm okuduklarıma
    Ama seninde dediğin gibi güzel günler var
    Bugünler geceçek. Sabret

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah canım inşallah, benim de tek istediğim bugünlerin geçip, yerine daha güzellerinin gelmesi.

      Sil
  2. canım benim çok geçmiş olsun inşallah bu doktorun söylediklerini uygulayarak eski sağlığına kavuşursun...
    çok öpüyorum seni ve bebişini...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağol canım, inşallah doktorun söylediklerini tam olarak uygulayabilirim de iyileşirim. Biz de seni öpüyoruz.

      Sil
  3. İnşallah bu korse iyi gelir çabucak iyileşirsin yinede beslenmene dikkat et vitaminleri, faydası yüksek şeyler ye en fazla kalsiyum asma yaprağında var diye biliyorum. 6 hafta sonra iyileşmenin müjdesini bekliyeceğim. ÇokoPrensin moralini yüksek tutacaktır:)Geçmiş olsun

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben kendime kurbana kadar süre verdim. Umarım önümüzdeki bayramda buradan bu müjdeyi veriyor olurum:)

      Sil
  4. Canım yokluğunu farkettim,memleketine mi gitti acaba dedim.Üzüldüm ama lütfen artık üzülme,üzülmenin sana hiçbir faydası yok.Şimdi okuduğum kitabı okumanı tavsiye edebilirim:Mutluluk Projesi.Belki biraz moralin yerine gelir.Şimdilik hoşçakal,12 saat pc'yi kapalı şarj etmem gerekiyormuş.Külüstürüm çöp oldu,mecburen başka aldık.Herşeyde bir hayır vardır bunu zaman geçince anlarsın.İYİ OLACAKSIN!!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah canım, bu sefer çok hırslandım çünkü artık bıktım yatmaktan, oğlumun bir sürü anını kaçırıyorum:( İnşallah 2 ay içinde iyileşmiş olacağım:)

      Sil
  5. Cok gecmis olsun.. Bilmiyordum ben, yni okuyorm.. sarkidaki gibi olsun, guzel gunler gelsin umarim kisa zamanda..

    YanıtlayınSil
  6. İçim bir hoş oldu okuyunca... Sağlık sorunları bazen hayatı çok zorlaştırıyor ancak iyileşebileceğini bilmek müthiş güzel bir haberdir. Hayata yaşama sevincini hiç kaybetmeden (depresyona girmeden) tutunmanın bir çok hastalığın devası olduğunu biliyorum. Her işte bir hayır, her hayırda bir güzellik vardır. Yaşadığımız hiç bir şey sebepsiz olmadığına göre burada yapacağınız tek şey moral motivasyonu yüksek tutup yatmanın tadını çıkarmak :) Allah acil şifalar versin, sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amin, teşekkürler:) Her işte bir hayır olduğuna ben de inanıyorum, belki bir tür olgunluk sınavından geçiyorum, sınavı geçtikten sonra herşey çok çok güzel olacaktır, kim bilir:)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...